Showing posts with label ve. Show all posts
Showing posts with label ve. Show all posts

Thursday, April 20, 2017

Askeri Darbe Olgusu ve Farklı Yaklaşımlar

Askeri Darbe Olgusu ve Farklı Yaklaşımlar



Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekle?en ba?ar?s?z askeri darbe giri?imi, Frans?zca’dan ?ngilizce’ye “coup d’état” veya k?saca “coup” olarak geçmi? bu Siyaset Bilimi kavram?n? yeniden tart??maya açt?. Türkiye’nin de 4 ba?ar?l? (27 May?s 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 ?ubat 1997) ve say?s?z ba?ar?s?z askeri darbe giri?imi ya?am?? ve halen ya?ayan bir ülke oldu?u dü?ünülürse, bu olguyu yak?ndan incelemek ve darbeler konusundaki farkl? görü?leri ele almakta fayda var.

Öncelikle, So?uk Sava? gibi ABD ve Sovyetler Birli?i aras?ndaki ideolojik rekabetin zirve yapt??? bir dönemde son derece yayg?n olan ve özellikle geri kalm?? ya da geli?mekte olan ülkelerde siyasetin do?al bir unsuru haline gelen askeri darbelerin, günümüzde demokrasilerin yayg?nla?t??? bir ortamda hangi yo?unlukta gerçekle?ti?ine bakmakta fayda var. Statista.com’un olu?turdu?u ve ?ngiliz The Independent e-gazetesinin derledi?i verilere göre[1]; dünyada 2011 Ocak-2016 Temmuz tarihleri aras?nda geçen 5,5 y?ll?k dönemde 20 ba?ar?s?z, 6 ba?ar?l? darbe olmu?tur. Ba?ar?l? darbeler; 11 ?ubat 2011 M?s?r darbesi, 22 Mart 2012 Mali darbesi, 12 Nisan 2012 Gine-Bissau darbesi, 3 Temmuz 2013 M?s?r darbesi (Sisi darbesi), 22 May?s 2014 Tayland darbesi ve 21 Eylül 2014 Yemen darbesidir. Bu darbelere daha yak?ndan bak?ld???nda, ba?ar?l? darbelerin büyük ölçüde Afrika ülkelerinde -Tayland haricinde hepsi- gerçekle?ti?i ortaya ç?kmaktad?r. Asl?na bak?l?rsa, 20 ba?ar?s?z darbenin de büyük ölçüde Afrika ülkelerinde oldu?u görülmektedir. Dolay?s?yla, askeri darbe olgusu dünya siyasetinde hala k?smen etkili olsa da, bu etki, daha çok geri kalm?? ya da geli?mekte olan ülkelerde ya?anmaktad?r. Bu anlamda, Türkiye gibi Avrupa Birli?i üyeli?ine aday ve önemli bir ülkede askeri darbe yap?lmaya çal???lmas?, son derece üzücü bir olay ve bu ülkenin demokratik seviyesinin d??avurumu aç?s?ndan da inan?lmaz kötü bir referanst?r. Ancak bu genel görü? d???nda, özellikle Türkiye ve M?s?r gibi askeriyenin tarihsel olarak siyasette çok önemli oldu?u ve genelde dini az?nl?klar (H?ristiyanlar, Yahudiler vs.) ve laik kesimler için koruyucu rolü üstlendi?i ülkelerde, askeri darbelere halktan ciddi ölçüde destek verilmesi de yads?namayacak ve dikkat çekici bir unsurdur. M?s?r, 2013 Temmuz’unda bu süreci ya?am??, Türkiye ise birkaç gün önce adeta direkten dönmü?tür. Halk?n demokrasiye sahip ç?kmas? neticesinde darbenin ba?ar?s?z kalmas?, Türkiye’yi muhtemelen büyük bir badireden korumu?tur. Genel tabloya bak?ld???nda ise ?u görülmektedir; bugüne kadar dünyada ya?anan askeri darbelerin yüzde 37’si Afrika, yüzde 32’si Latin Amerika, yüzde 13’ü Ortado?u ve yüzde 16’s? Asya’da gerçekle?mi?, Avrupa’da ise bu oran yüzde 2,6 düzeyinde kalm??t?r.[2] Dolay?s?yla, askeri darbeler, daha çok bir üçüncü dünya olgusudur denilebilir.

Peki, demokrasinin art?k adeta bir standart haline geldi?i Siyaset Bilimi disiplininde, askeri darbe olgusuna günümüzde nas?l bak??lar söz konusudur? Bu bran?a hâkim olan klasik demokrasi yakla??m?, askeri darbeleri halk iradesinin tecelli etmesi ve özgür siyasi rekabetin olu?mas?n? engelleyen bir kurald??? yakla??m -spor tabiriyle faul- olarak görür ve darbelerle mücadele edilmesini en temel demokratik de?erler aras?na koyar. Robert Dahl, Samuel Huntington, Juan Linz ve Alfred Stepan gibi ünlü Kar??la?t?rmal? Politika uzman? akademisyenler, bu yakla??m?n öncüleri olarak say?labilirler. Bu görü?, günümüzde özellikle Bat? dünyas?nda çok a??r basmas?na kar??n, literatürde farkl? görü?lere de yer verilmektedir. Bu görü?ler, bilhassa anti-demokratik rejimlerin kökle?ti?i ve demokratik seçimlerin yap?lamad??? durumlarda muhalefete ba?ka ç?kar yol b?rak?lmad??? ve sonuçlar? itibariyle baz? darbelerin daha özgürlükçü ve liberal (dictablanda[3] gibi) rejimler yaratabilece?i gibi tezler üzerinde durmaktad?r. Buna son örnek, 15 Temmuz 2016 tarihindeki Türkiye askeri darbe giri?imini destekleyen Amerikal? Profesör Daniel Pipes olmu?tur.[4] Pipes, “Why I Rooted for the Turkish Coup Attempt” adl? makalesinde, Türkiye’deki seçimlerin demokratik olmad??? ve önceki askeri darbelerin Türkiye’de iyi sonuçlar yaratt??? ?eklindeki iki temel tez üzerinde durmu?tur.

Erik Meyersson da, 23 Aral?k 2013 tarihli “Political Man on Horseback: Military Coups and Development” makalesinde[5] bu konuda önemli saptamalar yapm??t?r. 1950-2013 y?llar? aras?nda 94 farkl? ülkede 232 defa gerçekle?en askeri darbelerin dörtte birinin demokratik yoldan seçilmi? hükümetlere kar?? yap?ld???n? belirten Meyersson, Bat? hükümetlerinin, özellikle demokratik olarak görmedikleri Latin Amerika’daki a??r? sol (?ili’deki sosyalist Salvador Allende hükümetine kar?? yap?lan 1973 Augusto Pinochet darbesi) ve  Kuzey Afrika ile Ortado?u’daki ?slamc? hükümetlere kar?? (Radikal ?slamc? ?slami Selamet Cephesi-FIS’e kar?? yap?lan 1992 Cezayir darbesi), zaman zaman askeri darbelere destek verdi?i tespitini yapm??t?r. Yine Türkiye’de yap?lan askeri darbeler, ülkede güvenlik ortam?n?n kayboldu?u ve halk?n iç sava?a benzer ölçüde birbirine dü?tü?ü dönemlerde yap?lm?? ve siyasete baz? aç?lardan istikrar getirmi? darbeler olarak Bat?’dan k?smi destek almay? ba?arm??t?r. Meyersson, askeri darbelerin nedenleri konusunda da literatürde yer alan görü?leri özetlemektedir. Ona göre, askeri darbelerin temel nedenleri; zay?f devlet kurumlar?, ordunun siyasi gücü, sosyal çat??malar ve ekonomik kriz olarak belirtilebilir. Çal??mas?nda 4 askeri darbeyi (1973 ?ili, 1980 Türkiye, 1982 Banglade?, 1992 Cezayir) örneklem olarak inceleyen Meyersson, kendi olu?turdu?u matematiksel metodoloji do?rultusunda ve bu örnekler ?????nda, askeri darbelerin etkilerini ölçmektedir. Bunun sonucunda ise, askeri darbelerin sonuçlar?n?n zaman zaman ba?ar?l?, zaman zaman ise ba?ar?s?z oldu?unu söylemektedir. Buna göre; Türkiye, Cezayir ve ?ili gibi örneklerde askeri darbeler yayg?n bir iç sava?? önlemek veya sonland?rmak ve devletin tamamen çökü?ünü önlemek anlam?nda ba?ar?l? olurken, insan haklar?n?n korunmas? konusunda ise çok ba?ar?s?z görüntüler çizmi?lerdir. Buna kar??n, ?ili ve Türkiye örneklerinde, askeri darbeler ekonomik aç?dan da ba?ar?l? performans göstermi?lerdir. 1980’lerde Türkiye ekonomisi h?zla liberalle?mi?; krizdeki ekonomi düzelmi? ve halka yeni i? imkânlar? yarat?lm??t?r. Dolay?s?yla, askeri darbeler, ilginç bir ?ekilde zaman zaman iyi sonuçlar vermi?tir. Elbette bu, kesinlikle askeri darbeler iyidir anlam?na gelmemektedir. Lakin bir devletin toptan çökü?ünün ve iç sava??n söz konusu oldu?u durumlarda, askeri darbeler, t?kanm?? demokratik rejimden daha ba?ar?l? olabilirler.

Bu konuda bir di?er önemli güncel çal??may? ise Hacettepe Üniversitesi’nden Müge K?nac?o?lu yapm??t?r. All Azimuth dergisinin Ocak 2012 tarihli say?s?nda yay?nlanan “Forcing Democracy: Is Military Intervention for Regime Change Permissible?” adl? makalesinde[6] bu konuyu ara?t?ran K?nac?o?lu, rejim de?i?ikli?i için askeri darbelerin gerçekle?tirilmesinin me?ru olup olmad??? konusunu incelemi?tir. Bu do?rultuda, “güç kullan?m?”, “demokrasi”, “uluslararas? hukuk” gibi kavramlar? inceleyen K?nac?o?lu, her ne kadar baz? durumlarda askeri darbeler zaten anti-demokratik olan rejimlere kar?? gerçekle?tirilse de, Birle?mi? Milletler Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulu’nda bu gibi hareketlerin büyük ölçüde k?nand???, dolay?s?yla, özellikle uluslararas? hukukta askeri darbelerin kar??l???n?n olmad??? sonucuna varmaktad?r.

Sonuç olarak, askeri darbelerin kötü oldu?u ve bunlara engel olunmas? için çaba gösterilmesi gerekti?i, ancak demokratik idealizmin de zaman zaman toplum ve ülkeleri çok daha kötü durumlara götürebildi?i söylenebilir. Buna göre; bir toplumda ortalama gelir seviyesinin en az 10.000 Amerikan dolar? seviyesine gelmesi, halk?n ortalama e?itim süresinin 10 y?l? geçmesi, kad?n-erkek e?itli?inin genel olarak toplumca benimsenmesi, iç çat??malar?n ve terörizmin yayg?n olmamas? ve seçimlerin özgür ve adil bir ortamda gerçekle?mesi gibi temel ko?ullar?n sa?lanmas? durumunda, her ülkede demokrasinin ya?ayabilece?i iddia edilebilir. Ancak bu ko?ullar olu?madan demokrasi denenmesi, Suriye ve Irak örneklerinde oldu?u gibi felaketle de sonuçlanabilmektedir. Türkiye ise, siyasal elitinin zaman zaman yapt??? radikal aç?klamalar ve uygulanan baz? anti-demokratik politikalara kar??n, demokrasiyi ?imdilik ayakta tutabilecek bir ülke gibi görünmektedir. Ancak demokrasinin daha da azalt?lmas? durumunda, ilerleyen y?llarda Türkiyedeki demokrasinin de ayakta kalmas? iyice zor hale gelebilir.

Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMEC?

[1] http://indy100.independent.co.uk/article/the-chart-that-shows-every-recent-coup-or-attempted-coup-across-the-world--byd518wl8W.
[2] Erik Meyersson (2013), “Political Man on Horseback: Military Coups and Development”, s. 13, Eri?im Tarihi: 20.07.2016, Eri?im Adresi: https://fd76802f-a-62cb3a1a-s-sites.googlegroups.com/site/erikmeyersson/coups_meyersson_131222.pdf.
[3] https://en.wikipedia.org/wiki/Dictablanda.
[4] http://www.danielpipes.org/16823/why-i-rooted-for-the-turkish-coup-attempt.
[5] Buradan okunabilir; https://fd76802f-a-62cb3a1a-s-sites.googlegroups.com/site/erikmeyersson/coups_meyersson_131222.pdf.
[6] Buradan okunabilir; https://www.academia.edu/10479951/ARTICLE_Forcing_Democracy_Is_Military_Intervention_for_Regime_Change_Permissible.


Available link for download

Read more »

Monday, February 27, 2017

Büyük Etkinlikler ve Kentlere Etkileri İstanbul Örneği

Büyük Etkinlikler ve Kentlere Etkileri İstanbul Örneği



Giri?
Beykent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ?ngilizce bölümü ö?retim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ülke Evrim Uysal’?n ?stanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi’nin Ekim 2014 tarihli say?s?nda yay?nlanan “Büyük Etkinlikler: Kente ve Kent Mekân?na Etkileri” adl? makalesi*, küreselle?me ça??nda uluslararas? organizasyonlar?n ?ehirlere etkisini ara?t?ran ve ?stanbul örne?ini inceleyen önemli bir çal??mad?r. Bu yaz?mda, bu makale ?????nda bu konuyu özetlemeye çal??aca??m.

Büyük Etkinlikler
Kapitalizmin ?ekil de?i?tirmesi ve neo-liberal bask?lar nedeniyle kentlerin üretim merkezlerinden ziyade rant sahalar? ve turistik alanlara dönü?türülmesinin do?al bir neticesi de, büyük etkinliklerin (mega-events) kentlerin tan?t?m? ve ekonomisi aç?s?ndan çok önemli bir konuma gelmeleri olmu?tur. Küresel pazarda bir yer edinebilmek için birbirleriyle k?yas?ya rekabet içerisine giren kentler, olabildi?ince çok yat?r?mc? ve ziyaretçiyi kendilerine çekme amac?yla, son y?llarda birçok farkl? stratejiyi gündeme getirdiler. Uygun ula??m ?artlar?, yat?r?m kolayl???, teknolojik üstünlük, kurumsal etkinlik, d??a aç?kl?k ve sermaye ve insan kayna??n?n yeterlili?i gibi altyap? unsurlar?n?n d???nda, büyük etkinliklerle kentin ad?n?n duyurulmas? ve marka de?erinin artt?r?lmas? (city branding) stratejisi, k?sa sürede tüm dünyada kabul gördü. Dolay?s?yla, günümüzde, kentler, büyük etkinlikleri kendi marka de?erlerini yaratmak ve geli?tirmek için çok önemli bir f?rsat olarak kullanmaktad?rlar.

Uysal’a göre; “Büyük etkinlikler k?saca kentsel mekânda gerçekle?en, büyük ölçekli ve geçici, bir kez yap?lan ya da her y?l tekrarlanan etkinlikler” ?eklinde tan?mlanabilir. Bu tip organizasyonlara örnek olarak; büyük siyasi zirveler ve forumlar (G20, G7, NATO zirveleri), önemli spor organizasyonlar? (Olimpiyatlar, Dünya Kupas?, Avrupa ?ampiyonalar?, Formula 1 yar??lar?), sinema festivalleri (Cannes Film Festivali, Antalya Alt?n Portakal Film Festivali) ve büyük kültür etkinlikleri (Avrupa Kültür Ba?kenti organizasyonlar?) gösterilebilir. Kentlerin markala?mas?nda önemli rol oynayan bu gibi etkinliklerin, yeni i? olanaklar? ve artan d?? ve iç yat?r?mlar sayesinde ekonomiye ve istihdama da katk? sunaca?? dü?ünülür. Elbette, her kenti kendi ölçe?iyle do?ru orant?l? olarak de?erlendirmek gerekir. Dünyadaki birçok kentin büyük ölçekli organizasyonlar? düzenlemesi zordur; buna kar??n, kendi ölçülerinde çok ba?ar?l? ticari-kültürel-sportif faaliyetlere imza atabilirler. Örne?in, ?spanya’n?n Barcelona ?ehrinin Katalan mimarisi ve kültürüne dayal? turistik modeli veya Bunol kasabas?n?n domates festivali gibi organizasyonlarla yaratt??? cazibe, çok büyük ölçekte olmayan bu ?ehirlere önemli turizm gelirleri sa?lamay? ba?arm?? ba?ar?l? modellerdir. Bazen bu etkinlikler öylesine ba?ar?l? olur ki, Cannes Film Festivali’nde oldu?u gibi kentin önüne bile geçebilir. Ayr?ca organizasyon düzenlenen kentlerde gerçekle?en tesisle?me faaliyetleri, ilerleyen y?llarda da bu kentlerin yeni organizasyonlara ev sahipli?i yapabilmesinin önünü açabilir.

Büyük etkinliklere ev sahipli?i yapacak kentlerin seçimiyle ilgili pek çok ele?tiri yap?labilir. ?lk olarak, ku?kusuz, kentler aras?nda e?it bir yar?? söz konusu de?ildir. Do?al olarak, unutulmaz filmlere ve ?ark?lara konu olan ve efsanele?en Paris ve New York gibi kentlerin, di?er kentlerle kar??la?t?r?lmas? dahi dü?ünülemez. Buna kar??n, bu derece önemli olmayan kentlerin de ba?ar?l? lobi çal??malar? ve küresel sermayenin deste?iyle ba?ar? kazanmalar? mümkündür. 2016 Olimpiyatlar?’n? Rio de Janeiro’nun kazanmas? veya 2022 Dünya Kupas?’na Katar’?n ev sahipli?i yapacak olmas?, i?te bu küresel sermaye deste?i ve ba?ar?l? lobi çal??malar?na son örneklerdir. Ayr?ca büyük etkinliklerin sonuçlar? da her zaman olumlu de?ildir. Nitekim Los Angeles (1984 Olimpiyat Oyunlar?), Barcelona (1992 Olimpiyat Oyunlar?) ve Glasgow (1990 Avrupa Kültür Ba?kenti) kentlerinin elde etti?i büyük ba?ar?lar, büyük etkinliklere ev sahipli?i yapan her kentte gerçekle?memi?tir. 1976 Montreal Olimpiyat Oyunlar?n?n Kanadada yaratt??? hüsran veya 1999’da Vilnius’un Avrupa Kültür Ba?kenti olarak turizm gelirlerinin dü?mesi, bu duruma iki örnektir. 2016 Rio de Janeiro Olimpiyatlar?’n?n da yaratt??? ekonomik zorluklar, k?sa bir süre önce Brezilya’da çe?itli siyasi krizlere neden olmu?tur. Dolay?s?yla, kapsaml? ön haz?rl?k yap?lmadan ve yeterli bütçe ayr?lmadan bu gibi organizasyonlara giri?mek, ülkelerde son derece olumsuz sonuçlar yaratabilir. Örne?in, 2008 Pekin Olimpiyat Oyunlar? için yap?lan tesislerin oyunlar sonras?nda kaderine terk edilmesi, buna en son örnek olmu?tur. Bu gibi olumsuzluklar?n do?al bir sonucu da, bu tip durumlarda ülkelerdeki siyasal muhalefetin güçlenmesidir. Örne?in, son olarak Madrid’in 2020 Olimpiyatlar? için aday olmas?, bu kentte çe?itli tepkilere neden olmu?tur.

?stanbul ve büyük etkinlikler (1996-2012)

?stanbul Örne?i
Türkiye’nin ekonomik ve kültürel ba?kenti olan ?stanbul, bu ülkedeki büyük etkinlikler aç?s?ndan da tek merkez konumundad?r. Türkiye’de düzenlenen ilk büyük etkinlik, ?stanbul’da düzenlenen 1949 y?l?ndaki Avrupa Güre? ?ampiyonas?’d?r. Bu turnuva için Harbiye’de in?a edilen Lütfi K?rdar Kongre ve Sergi Saray?, 14 ayda tamamlanm?? ve bugün bile kültürel aktiviteler alan?nda faaliyettedir. ?stanbul’un Olimpiyatlara ev sahipli?i yapma konusu ise, asl?nda 1980’lerden beri gündemdedir. Ayr?ca uluslararas? ?irketlerin 1980’lerden itibaren ?stanbul’da ?ube açmalar? ve hatta baz?lar?n?n idari merkezlerini bu ?ehre ta??malar?, ?stanbul’u büyük organizasyonlar için önemli bir aday haline getirmi?tir. 1996’da düzenlenen Habitat II Konferans?, bu anlamda ?stanbul’u uluslararas? etkinliklere açan ilk önemli organizasyon olmu?tur. 2010 y?l?ndaki Avrupa Kültür Ba?kenti statüsü ise, bu alandaki en önemli ba?ar?lardan biri olmu?tur. Hakikaten de, bu ad?m, ?stanbul’a somut baz? kal?c? faydalar sa?lam??t?r. Eski sanayi bölgelerinin yeniden düzenlenmesi, yeni müzelerin (Adalar Müzesi, Avrupa Kültür Ba?kenti Mübadele Müzesi, TÜRVAK Sinema Tiyatro ve Televizyon Müzesi ve Mimar Sinan Ara?t?rma Merkezi Müzesi) aç?lmas? ve ba?ta Vortvorts Vorodman Ermeni Kilisesi ve Ota?-? Hümayun olmak üzere pek çok tarihi eserin yenilenerek kültür merkezlerine, konser ve toplant? salonlar?na ve sanat galerilerine dönü?türülmesi, bu faydalar aras?nda say?labilecek en önemli unsurlard?r. Ayasofya, Topkap? ve Kariye müzelerindeki yenileme projeleri de bunlara eklenebilir. 2010 y?l?nda uluslararas? organizasyonlar anlam?nda zirve yapan ?stanbul, 1598 konser, 763 sergi, 1127 sanat performans?, 1201 konferans, 735 atölye çal??mas? ve 52 festivale ev sahipli?i yapm??t?r. Buna kar??n, kentsel düzenlemeler konusunda ya?anan sorunlar (Sulukule örne?i) ve uluslararas? etkinliklerin kente e?it olarak da??t?lmamas? (etkinliklerin % 70’i Avrupa yakas?nda, % 65’i ise kent merkezinde düzenlenmi?tir), ?stanbul ad?na sorun yaratan unsurlar olarak dikkat çekmi?tir. Ayr?ca turizm gelirleri de, o y?l içerisinde (2010) ilginç bir ?ekilde azalm??t?r. Özetle, ?stanbul’un Avrupa Kültür Ba?kenti olmas?, somut baz? kazan?mlar?n d???nda çe?itli sorunlar da yaratm??t?r. 

?stanbul ad?na bir di?er önemli konu ise, 2000-2020 döneminde ya?anan Olimpiyat Oyunlar? adayl?k süreçleridir. 1990’lardan beri bu konuda inan?lmaz hevesli ve gayretli bir kent görüntüsü çizen ?stanbul, buna kar??n bunu gerçekle?tirmeyi hala ba?aramam??t?r. Bu süre zarf?nda 5 defa Olimpiyatlara aday olan ?stanbul, tüm bu giri?imlerinde hüsrana u?ram??t?r. Nurettin Sözen döneminde ba?lat?lan lobi çal??malar?n?n ard?ndan, ilk kez 2000 y?l?nda Olimpiyatlara aday olunmu?, ama elemede ilk turda elenilmi?tir. Bu ba?ar?s?zl???n ard?ndan altyap? eksikliklerini dikkate alan kent yönetimi, Olimpiyat Stadyumu ve Olimpiyat Köyü’nün temellerini atarak, bu eksiklikleri giderme yolunda önemli ad?mlar atm??t?r. Bunun yan?nda, Olimpiyat adayl??? sürecinde pek çok tesis de in?a edilmeye ba?lanm??t?r. Buna kar??n, 2004 Olimpiyatlar? elemelerinde de ilk turda elenilmi?tir. 2008 adayl??? ise,  ilk kez somut ve ciddi ad?mlar? içermi?tir. Atatürk Olimpiyat Stadyumu tamamlanm?? ve Sinan Erdem Spor Salonu olimpik standartlara uygun olarak in?a edilmi?tir. Ancak bu stadyumlar için yer seçimi ve eri?ilebilirlik konular?, ele?tirileri de beraberinde getirmi?tir. Sonuçta, büyük çabalara ra?men, 2008 y?l?nda da beklenen ba?ar? gelmemi?tir. 2012 y?l?nda ya?anan cesaret k?r?c? ba?ar?s?zl???n ard?ndan, 2016 y?l?nda Olimpiyat ev sahipli?i için aday olunmad?. Son olarak, 2020 Olimpiyatlar? için bir kez daha aday olan ?stanbul, bu kez ön elemeyi geçerek final ?ehirler aras?na kalmas?na ve favori olarak gösterilmesine kar??n, Tokyoya geçilmekten kurtulamam??t?r. 

Sonuç
Sonuç olarak, ?stanbul, büyük potansiyeline kar??n, Türkiye’nin vasat ekonomik performans?, ülkenin Bat? dünyas?nda olumsuz alg?lanmas?na neden olan hükümetinin ?slamc? imaj? ve söylemleri, altyap? eksiklikleri ve güvenlik riskleri (terörizm, darbe giri?imi vs.) nedeniyle, bugün büyük etkinlikler için ideal bir kent olmaktan uzakt?r. Buna kar??n, kentin 2000 y?l?ndan 2016’ya kadar gösterdi?i büyük ilerleme de somut bir vakad?r. Bu nedenle, ekonomik geli?meye paralel olarak, uluslararas? organizasyonlarda da daha iddial? bir konuma yak?n gelecekte pekala gelinebilir. Bunun içinse, "marka ?ehir" stratejisi kapsam?nda, ?stanbul’un ekonomiyi önceleyen ve ideolojik ya da teolojik yakla??mlar? arka planda b?rakan ça?da? bir zihniyetle yönetilmesi ?artt?r.

* Söz konusu makaleye https://www.academia.edu/20263137/B%C3%BCy%C3%BCk_Etkinlikler_Kente_ve_Kent_Mekan%C4%B1na_Etkileri adresinden ula??labilir.


Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMEC?


Available link for download

Read more »