Showing posts with label avrupa. Show all posts
Showing posts with label avrupa. Show all posts

Friday, March 24, 2017

Avrupa Birliği Çöküyor Mu

Avrupa Birliği Çöküyor Mu



Son dönemde Avrupa Birli?i’nin da??lma sürecine girdi?ine dair yorumlar uluslararas? bas?n-yay?n organlar?nda s?kl?kla dile getirilmeye ba?lanan bir fikir haline geldi.[1] Brexit referandumunun yaratt??? ?ok dalgas?n?n ard?ndan, geçti?imiz hafta Avusturya’da yap?lan Cumhurba?kanl??? seçimini Avrupa Birli?i (AB) yanl?s? ve ?l?ml? bir politikac? olan Ye?iller’in destekledi?i ba??ms?z aday Alexander Van der Bellen’in -a??r? sa?c? Norbert Hofer kar??s?nda- kazanmas? AB yanl?lar? için moral kayna?? olsa da[2], neredeyse e?zamanl? olarak yap?lan ?talya referandumunda AB yanl?s? merkez sol Demokratik Parti lideri Ba?bakan Matteo Renzi’nin istedi?i sonucu elde edememesi ve sonras?nda istifa etmesi[3], AB çevrelerinde moralleri yeniden bozdu. Bunlara ek olarak, ?talya’da olas? bir erken seçimde 5 Y?ld?z Hareketi ve “euroskeptic” Beppe Grillo’nun ç?k?? yapmas?n?n beklenmesi ve 2017 Fransa Cumhurba?kanl??? seçimleri öncesinde “Madame Frexit” Marine Le Pen’in tüm anketlerde favori aday haline gelmesi AB’nin yak?n bir gelecekte çok daha zor günler geçirebilece?ini gösteriyor. Peki, gerçekten de Avrupa Birli?i çöküyor mu? Daha önemlisi, AB’nin da??lmas?n?n yarataca?? jeopolitik riskler nelerdir? Bu yaz?da, bu gibi sorulara yan?t bulmaya çal??aca??m.

Öncelikle AB’nin çökmesi meselesi üzerinde dural?m. Brexit referandumunda Birle?ik Krall?k’?n AB’den ayr?lma karar? almas?, elbette AB ad?na olumsuz bir geli?medir. Lakin bu ülkenin hiçbir zaman AB’nin parasal birli?ine dâhil olmad??? ve daima kendi ba??ms?z d?? politika ajandas?na sahip oldu?u da dü?ünüldü?ünde, Brexit’in asl?nda AB’nin kalan üyeleriyle daha da bütünle?mesi ad?na kolayla?t?r?c? bir faktör oldu?u bile dü?ünülebilir. Lakin Birle?ik Krall?k’?n güçlü ve etkili bir ülke olmas?, adada meydana gelen ayr?l?kç? ak?m?n k?ta Avrupa’s?nda da yay?lmas?na neden olmaktad?r. Her ne kadar Birle?ik Krall?k D?? ??leri Bakan? Boris Johnson, “Avrupa’y? de?il, AB’yi terk ediyoruz” diyerek Avrupal? müttefiklerin gönlünü almaya çal??sa da[4], ?ngiltere’siz bir Avrupa’n?n tad? kaçm?? ve AB kar??tl??? Avrupa halklar? nezdinde art?k yükselen bir trend haline gelmi? durumdad?r. Brexit süreci ilerlemeye devam etti?i ve bu noktadan sonra geri dönü? çok zor oldu?u için[5], bu konuyu art?k bir moral bozuklu?u yapmadan gelece?e bakabilmek AB ad?na önemli ve gereklidir.  

Bir di?er mesele ise ekonomik s?k?nt?larla ilgilidir. 2008 küresel ekonomik krizinin Yunanistan ve ?spanya ba?ta olmak üzere birçok AB üyesi ülkeyi derinden etkilemesi, AB’nin birli?i konusunda bir di?er önemli sorun olmu?tur. Her ne kadar son aylarda tüm ülkelerde bir toparlanma durumu gözükse de, birçok AB üyesi ülkenin ekonomik durumu halen parlak de?ildir. AB’nin, mutlak olarak birlik içerisindeki ekonomik sorunlar? çözebilecek AB merkezli politikalar üretmesi gerekmektedir. Kriz zamanlar?nda Almanya’n?n tekil bir ülke olarak öne ç?kar?lmas?, AB’nin gelece?i ad?na do?ru bir yakla??m de?ildir. Dahas?, ekonomik krizi Almanya de?il, Avrupa Birli?i çözmeli ve bunun faturas? tüm ülkelere e?it oranda da??t?lmal?d?r. The Economist dergisinin yay?nlad??? güncel veriler dikkate al?nd???nda[6], ekonomik sorunlarla ilgili ?u temel tespitler yap?labilir:

AB ülkelerinde ki?i ba??na dü?en gayrisafi milli hâs?la
  • Ki?i ba??na dü?en gayrisafi milli hâs?la aç?s?ndan, Romanya ve Bulgaristan gibi Balkan ülkeleri halen 10.000 dolar?n alt?nda bir seviyededir ve bu durum, AB’nin “refah seviyesi yüksek geli?mi? ülkeler kulübü” alg?s?na terstir. Bu gibi ülkelerle geli?mi? AB üyeleri aras?ndaki farklar giderilmeye ve bu ülkeler de kalk?nd?r?lmaya gayret edilmelidir.

AB ülkelerinde i?sizlik oranlar?
  • Yunanistan’da i?sizlik halen yüzde 25 seviyelerindedir ve SYRIZA hükümetinin ve Ba?bakan Aleksis Çipras?n reformlar?na ra?men, durum pek de iyiye gitmemektedir. Yüzde 20’nin üzerinde i?sizlik olan ?spanya, yüzde 15’in üzerinde i?sizlik görülen K?br?s Cumhuriyeti (Güney K?br?s Rum Kesimi) ile Portekiz de di?er sorunlu ülkelerdir. AB’nin ekonomik ve siyasal istikrar? için, bu ülkelerdeki i?sizlik seviyelerinin bir an önce a?a??ya çekilmesi gerekmektedir. Ayr?ca genç i?sizli?i konusunda durum daha da vahimdir ve Yunanistan, ?spanya ve H?rvatistan gibi ülkelerde sistemik krizlere neden olabilecek seviyelerdedir (yüzde 40’?n üzerinde).


AB üyesi ülkelerde son ekonomik büyüme oranlar?
  • Ekonomik büyüme oranlar? aç?s?ndan da Yunanistan’da durum iyi de?ildir. Finlandiya da ilginç bir ?ekilde son dönemde negatif büyüme ya?am??t?r. Di?er ülkelerin hepsinde ekonomilerin büyümeye az veya çok devam etmesi ise olumlu bir faktördür ve gelece?in do?ru ad?mlarla kurtar?labilece?ini göstermektedir.

AB ülkelerinde kamu borçlar?
  • Duruma kamu borçlar? aç?s?ndan bak?ld???nda ise, Portekiz, ?spanya, Belçika, ?talya, Slovenya ve Yunanistan gibi ülkelerin riskli durumda oldu?u görülmektedir. Tüm bu konularda, AB’nin lider ülkeleri Fransa ve Almanya’n?n istikrara yönelik politikalar önermeleri ve sorumlulu?u di?er ülkelerle birlikte payla?malar? ?artt?r. Ancak bunu yaparken, AB’nin birli?i bozmayacak ?ekilde davranmak ve kendi halklar?n? öfkeye sevk ettirmemeyi ba?armak da ayr? bir politik hüner gerekmektedir.
François Fillon ABnin umudu haline gelebilir

Siyasi riskler aç?s?ndan bir de?erlendirme yap?l?rsa, 2017 Fransa Cumhurba?kanl??? seçimlerinin en kritik konu oldu?u söylenebilir. Fransa’n?n AB kar??t? güçlerin kontrolüne geçmesi, satranç oyununda rakibe vezirin kapt?r?lmas?na benzetebilecek bir geli?medir ve k?sa sürede AB’nin da??lmas?na sebep olabilir. Bu nedenle, Fransa seçimlerinde merkez sa? Cumhuriyetçilerin  (LR) aday? François Fillon[7] ya da merkez sol Sosyalist Parti’nin (PS) aday? olmas? muhtemel Manuel Valls’?n ikisinden birinin seçimi kazanmas? için kamuoyu olu?turmak, AB’nin gelece?i ad?na hayati bir meseledir. AB kar??t? a??r? sa?c? Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen’in seçimi kazanmas? ise, Frexit korkular?n? gerçe?e çevirip, AB’nin sonunu gerçekten de haz?rlayabilir. Ancak AB’nin kamuoyu olu?turma gayretlerinin de son dönemde geri tepti?i s?kl?kla görülmektedir. Nitekim Brexit karar?, ?talya referandumundan ç?kan olumsuz sonuç ve benzeri süreçler, AB’nin istenci ve propagandas?na ra?men gerçekle?mi?tir. Bu nedenle, AB’nin halklara sevimsiz gelen unsurlar?n?n törpülenmesi ve yeniden Avrupa halklar?na sempatik gelen bir projeye dönü?türülmesi gerekmektedir.

Bir di?er önemli jeopolitik faktör ve siyasi risk meselesi ise Rusya’n?n tutumudur. AB’nin Obama döneminde ABD ile çok yak?n politikalar geli?tirmesi ve Ukrayna olaylar? nedeniyle Rusya’ya yönelik bir ekonomik yapt?r?ma yönelmesi, AB’yi da??tmak fikri her daim gündemde olan Rusya yönetimindeki sald?rgan güdüleri daha da tetiklemi?tir. Nitekim geçmi?te Avrupa’daki sol ve ilerici güçlere destek veren bir ülke olan Rusya, art?k rotas?n? neredeyse tamam?yla a??r? sa? partilere do?ru k?rm??t?r.[8] Rusya’n?n bu tavr?, Avrupa’daki ?rkç? ve ?slamofobik dü?üncenin de h?zla güçlenmesine ve AB’nin da??lmas?na neden olmaktad?r. Dolay?s?yla, AB ülkeleri a??r? sa? hareketlerle mücadele etmek için daha çok kaynak ay?r?p, kapsaml? e?itim kampanyalar? ve propaganda faaliyetleri düzenlemelidirler. Ayr?ca, Rusya ile ili?kilerin dü?manl?k seviyesine getirilmemesi de AB aç?s?ndan olumlu bir ad?m olabilir. Lakin bu noktada, ABD ile mutlaka koordinasyon halinde hareket etmek gerekmektedir.

AB’nin siyasi ve ekonomik istikrar? için en önemli konulardan birisi de göç sorununun çözülmesidir. Suriye iç sava?? ve Ortado?u’daki istikrars?zl?k nedeniyle derinle?en göç sorunu, Avrupa’daki a??r? sa? hareketlerin güçlenmesinin temel nedenidir. Bu nedenle, Türkiye hükümetiyle yap?lan göç anla?mas?n?n ivedilikle hayata geçirilmesi ve Türkiye’ye yönelik demokrasi ele?tirileri yap?l?rken, halk?n ve devletin de?il, siyasal elitin hedef al?nmas? daha do?ru bir strateji olacakt?r. Türkiye ile yap?lan anla?man?n bozulmas? halinde, Türkiye Cumhurba?kan? Recep Tayyip Erdo?an’?n AB’ye yönelik tehditleri de göz önüne al?n?rsa[9], Avrupa’y? çok zor günler bekliyor olabilir. Bu nedenle, anla?maya sahip ç?kmak ve Avrupa’ya daha fazla göç ak???n? durdurmak do?ru bir stratejidir. Daha önemlisi ise, Suriye’deki iç sava?a art?k bir çözüm bulmak olacakt?r. Bu konuda, ABD ile birlikte AB ülkeleri daha çok çaba gösterebilir ve Türkiye ile birlikte hareket edebilirler.

Avrupa Birli?i tart??malar?nda öne ç?kar?lmas? gereken as?l husus, AB’nin ba?ar?s? ya da ba?ar?s?zl??? de?il, AB’nin alternatifinin ne olaca??d?r. AB, ?kinci Dünya Sava?? sonras?nda ba?layan Avrupa entegrasyonunun vard??? en son noktad?r. Bunun alternatifi ise, yeniden bir Dünya Sava??’na neden olabilecek geli?meleri tetikleyecek salt ulusal ç?kar temelli ve rekabetçi politikalard?r. Bu nedenle, AB’nin olumsuz özellikleri dikkate al?n?rken, alternatifinin maliyeti de dü?ünülmelidir. Dahas?, bu durum Avrupa halklar?na ve dünya kamuoyuna da anlat?lmal?d?r. ?? i?ten geçmeden, Avrupa Birli?i, kendine bir çekidüzen vermelidir.

Sonuç olarak, AB’nin gelece?i hakk?ndaki endi?eler hakl? olmakla beraber, gelecekte birli?i çökü?ün bekledi?ini ifade etmek için henüz çok erkendir. Birkaç ufak ve ba?ar?l? politika de?i?ikli?iyle, AB, çok k?sa sürede yeniden umutlu bir havaya bürünebilir.


Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMEC?


[1] Bir örne?i için; http://www.bbc.com/news/world-europe-38212049.
[2] http://www.bbc.com/news/world-europe-38202669.
[3] http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-38211010.
[4] http://www.bbc.co.uk/news/uk-politics-37641405.
[5] http://www.telegraph.co.uk/news/2016/12/07/brexit-article-50-mps-vote-supreme-court-pmqs-live/.
[6] http://www.economist.com/blogs/graphicdetail/2016/02/taking-europe-s-pulse.
[7] Hakk?nda bir analiz için; http://politikaakademisi.org/2016/11/28/fransada-sola-veda-zamani-yaklasiyor/.
[8] Bu konuda iki önemli analiz için;
  • http://foreignpolicy.com/2016/02/23/why-europe-is-right-to-fear-putins-useful-idiots/.
  • http://imrussia.org/en/analysis/world/2500-putinism-and-the-european-far-right.
[9] http://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fan-abyi-tehdit-etti-s%C4%B1n%C4%B1rlar%C4%B1-a%C3%A7ar%C4%B1z/a-36519386.


Available link for download

Read more »

Thursday, February 16, 2017

Avrupa Birliği Projesi Sarsılıyor Brexit Sonrası Frexit Mümkün Mü

Avrupa Birliği Projesi Sarsılıyor Brexit Sonrası Frexit Mümkün Mü



Birle?ik Krall?k’?n 23 Haziran 2016 tarihinde düzenlenen referandum sonucunda Avrupa Birli?i üyeli?inden ayr?lma karar? almas?n?n ard?ndan, ?imdilerde dünya medyas?nda Fransa’n?n Avrupa Birli?i’nden ayr?lmas? yani “Frexit” hadisesi konu?ulmaya ba?land?. Fransa’da, özellikle a??r? sa?c? Ulusal Cephe Partisi (FN) lideri Marine Le Pen, eskiden beridir Fransa’n?n AB’den ayr?lmas?n? ve avrodan Frans?z frang?na dönülmesini savunan milliyetçi bir isim olarak dikkat çekiyor ve hatta uluslararas? bas?ndan kendisine “Madame Frexit” denilmesini talep ediyor.[1] Le Pen, 2017 y?l?nda yap?lacak Cumhurba?kanl??? seçimlerinde seçilebilirse, halka AB üyeli?ini referanduma götürme sözü veriyor. Ancak ülkedeki iki büyük parti olan merkez sol Frans?z Sosyalist Partisi (PS) ve merkez sa? Cumhuriyetçiler (LR), ?imdilik Frexit’e kar??t bir politika izliyorlar. Bu yaz?da, Frexit konusunda Pew Ara?t?rma Merkezi taraf?ndan yap?lan güncel bir kamuoyu ara?t?rmas? ?????nda Frexit ile ABnin da??lmas? ihtimalini tart??maya açaca??m.

Marine Le Pen

Öncelikle Brexit ve Frexit aras?ndaki baz? farklardan söz edelim. Fransa, bilindi?i üzere, Birle?ik Krall?k’?n aksine Avrupa Kömür ve Çelik Toplulu?u’nun kurucu ülkelerinden birisidir. Bu ba?lamda, Fransa, Avrupa Birli?i fikrinin daima öncüsü olmu?tur. Bugün de, tüm sorunlara ve muhalif seslere kar??n, Fransa, Almanya ile birlikte AB’nin lider ülkesi olarak kabul edilmektedir. Unutulmamal?d?r ki, AB’nin temellerini atan Avrupa Kömür ve Çelik Toplulu?u vizyonu, Frans?z i?adam? ve devlet adam? Jean Monnet taraf?ndan ortaya konulmu?tur.[2] Bu nedenle, Brexit’i orta ?iddette bir depreme benzetirsek, Frexit, ancak Avrupa’da ta? üstünde ta? b?rakmayacak bir felaket olarak tan?mlanabilir. Fransa’n?n AB’den ayr?lmas?, AB fikrinin temellerinden sars?lmas? ve hatta AB’nin y?k?lmas? demektir. Bu nedenle, ba?ta Almanya olmak üzere tüm AB üyesi ülkeler, Frexit’in gerçekle?memesi için büyük çaba göstereceklerdir. Brexit konusunda ise, böyle bir durum hiçbir zaman söz konusu olmam??t?r; zira Birle?ik Krall?k, zaten AB üyesi olmas?na kar??n hiçbir zaman Avrupa’n?n para birli?ine (eurozone) ve serbest dola??m bölgesine (Schengen area) dâhil olmam??t?r. Ancak Fransa, her iki uygulamaya da tabidir ve Fransa’n?n AB’den ayr?lmas?, k?sa sürede domino etkisi yaratarak AB’yi paramparça edebilir. Bu nedenle, umutlu olmak için bir neden varsa, bu da AB’nin Frexit tehlikesi kar??s?nda Brexit’e k?yasla çok daha güçlü ?ekilde muhalefet edecek olmas?d?r. Bir di?er olumlu geli?me, daha önce de belirtildi?i gibi, ülkedeki 3 büyük partiden 2’sinin (PS ve LR) Frexit’e kar?? olmas?d?r. PS, ad?ndaki sosyalist ibaresine kar??n giderek merkez bir partiye dönü?ürken, AB yanl?l??? konusunda hiçbir ?üphesi yoktur. Keza LR’nin (eski ad?yla UMP) sa? retori?ine ve Nicolas Sarkozy gibi baz? parti liderlerinin kulland??? a??r? milliyetçi siyasi argümanlara kar??n, AB konusunda muhalif sesler bu parti içerisinde de çok az?nl?ktad?r. Bu ba?lamda, ülkede sadece FN (Ulusal Cephe) ve lideri Marine Le Pen Frexit’e destek verir konumdad?r. Ayr?ca Fransa ile Almanya’n?n son y?llarda uyumlu bir ikili görüntüsü çizmesi, Frexit ihtimalini azaltmaktad?r. Yine özellikle Frans?z gençlerinin, serbest dola??m hakk? ve AB projesi sayesinde, son y?llarda farkl? Avrupa ülkelerinde i? bulmas? ve bu ülkelerde ya?amaya ba?lamas?, Avrupa halklar? aras?nda entegrasyonu artt?rm?? ve Frexit ihtimalini azaltan bir durumdur.

Charles De Gaulle

Buna kar??n, Frexit konusunda kar?? argümanlar da oldukça güçlüdür. Öncelikle, Frans?z siyasi kültüründe halen büyük a??rl??? olan Gaullizm (Charles de Gaulle çizgisi), bu ülkenin d?? politika gelene?inde kal?c? ulusalc? izler b?rakm??t?r. Bu gelenek, ?imdilerde daha çok a??r? sa?c? Marine Le Pen ve partisi taraf?ndan sahiplenilmektedir. Ancak gerek sol, gerek sa?da Gaullizm’in etkileri halen az?msanmayacak boyuttad?r. Zira De Gaulle, Frans?z siyasal tarihinde bir a??r? sa? figürden ziyade bir milli kahraman ve merkezcilik (denge) sembolüdür. Gaullizm, Fransa’n?n d?? politikas?n? ulusal ç?karlar? ve realpolitik dengeler üzerine kurgulamas?n? amaçlar ve AB konusunda da ihtiyatl?d?r. Nitekim De Gaulle’ün Cumhurba?kanl??? döneminde, Fransa, ABD’yi k?zd?racak ölçüde ilginç d?? politik aray??lara yönelmi?, Çin Halk Cumhuriyeti ile ilk ili?ki kuran Bat?l? büyük devlet olmu? ve nükleer gücü konusunda da ABD’nin itirazlar?na kulaklar?n? t?kam??t?r. Yine De Gaulle döneminde, Fransa, ABD’nin “Truva at?” olarak gördü?ü Birle?ik Krall?k’?n AB’ye girmesini “bo? sandalye politikas?” ile y?llarca engellemi?tir. Buraya kadar, aç?kças? Gaullizm’in AB fikrine kar??t bir yönü yoktur; ancak daha yak?ndan incelenirse, bu dönemde Fransa’n?n AB’nin lider ülkesi olarak Bat? ve Do?u olarak bölünmü? Almanya’n?n çok ilerisinde oldu?u ve AB’yi kendisinin k?ta Avrupa’s? liderli?i için bir kald?raç olarak kulland??? kolayca anla??labilir. Oysa ?imdi, AB, daha çok Almanya’n?n ekonomik ve siyasi liderli?i için uygun ortam sa?layan bir platforma dönü?mü? gibi bir izlenim yaratmaktad?r. Dolay?s?yla, Gaullist realpolitik anlay??a göre, Frexit, günümüzde makul bir seçenek olarak de?erlendirilebilir. Dahas?, De Gaulle döneminde var olan Avrupa Ekonomik Toplulu?u (AET), günümüzde Gümrük Birli?i ile e?de?er görülebilecek k?s?tl? bir birliktir. Oysa AB, günümüzde Frans?z frang?n? tarihin tozlu sayfalar? aras?na gömen ve Frans?z halk?n?n gücünü Paris’ten Brüksel’e kayd?ran çok kapsaml? ve ulusüstü (supranational) bir birlik haline gelmi?tir. Frans?z Devrimi (1789) ile milliyetçilik ve ulusal demokrasinin anavatan? olan Fransa’n?n hâkim siyasal kültürü, bu yeni post-modern ve ulusüstü düzeni tam anlam?yla benimsememektedir. Dahas?, Fransa’n?n son y?llarda eski koloni ülkelerinden gelen büyük göç dalgas?na ek olarak Avrupa içinden de yo?un göç almas?, bu ülkede yabanc? dü?manl???n?, ?rkç?l??? ve ?slamofobiyi h?zla yükseltmi?tir. Böyle bir ortamda, daha çok a??r? sa??n sahiplendi?i Frexit ve yabanc?lar?n gönderilmesi dü?üncesi, maddi ç?karlar temelinde hareket eden ve materyalist dü?ünceyle yo?rulmu? Frans?zlar? cezbetmektedir. Bir di?er önemli konu ise; ekonomik sorunlar ve artan terör tehditleri nedeniyle y?pranan François Hollande ve partisi PS ile yolsuzluk iddialar? nedeniyle ba?? beladan kurtulmayan Nicolas Sarkozy ve partisi LR’nin, 2017 May?s’?nda yap?lacak Cumhurba?kanl??? seçimleri öncesinde çok zay?f bir görüntü vermeleridir. Bu nedenle, Frexit ihtimali hiç de yabana at?lacak bir olas?l?k de?ildir. Foreign Policy dergisinden Robert Zaretsky de, “Frexit Is Coming” adl? makalesinde bu olas?l???n giderek güçlendi?ine dikkat çekmi?tir.[3] 

Bu bilgilerin ard?ndan, Brookings’de yay?nlanan Philippe Le Corre’nin “The Brexit contagion could consume the French elite next” adl? makalesinde[4] yer verdi?i Pew Ara?t?rma Merkezi’nin güncel bulgular?na göz atal?m. Ara?t?rmaya göre; Frans?z halk?n?n yüzde 61’i AB konusunda olumsuz görü?lere sahiptir. Buna kar??n, halk?n sadece yüzde 38’i AB’yi ba?ar?l? bir proje olarak görmekte ve desteklemektedir. Yine ayn? ara?t?rmada ç?kan bir di?er önemli sonuç; Frans?z halk?n?n yüzde 60’?n?n devletlerinin kendi sorunlar?yla ilgilenmesini istemeleri ve sadece yüzde 36’s?n?n di?er halklara yard?m edilmesini desteklemesidir. Buna paralel ?ekilde, halk?n yüzde 52’si d?? politikan?n ulusal ç?karlar temelinde olmas?n? istemekte ve yaln?zca yüzde 43’ü müttefiklerle ortak bir d?? politika belirlenmesini savunmaktad?r. Bu oranlar, daha önce bahsetti?im Gaullizm e?iliminin halkta halen güçlü bir ?ekilde var oldu?unu göstermektedir.

Son olarak, ?kinci Dünya Sava?? sonras?nda Avrupa ülkelerine büyük bir refah, bar?? ve istikrar ortam? sa?layan Avrupa Birli?i projesinin neden bu hale geldi?ini incelemekte fayda var. Bunun ilk sebebi, 2008’de ba?layan ve etkileri halen süren avro bölgesi krizidir. Bu kriz nedeniyle, Yunanistan gibi ülkeleri kurtarmak ad?na ekonomik külfetleri yüklenen Avrupa halklar?, kendi devletlerine ve AB projesine halen k?zg?nd?rlar. Dahas?, ekonomik sorunlar da halen tam anlam?yla çözülememi?tir; birçok AB üyesi ülkede i?sizlik oranlar? yüksek ve ekonomik büyüme oranlar? çok dü?üktür. Bu nedenle, ekonomik kriz ve i?sizlik ortam?nda yüksek refah seviyesine al??m?? olan Avrupa halklar? kolayl?kla milliyetçi ve a??r? sa? argümanlara yönelebilmektedirler. Alexis Tsipras, Marine Le Pen, Beppe Grillo, Nigel Farage ve Pablo Iglesias gibi a??r? sol ve a??r? sa? olarak nitelendirilen baz? karizmatik liderler, ekonomik kriz ortam?nda halk tepkisini kolayl?kla arkalar?na alabilmektedirler. Tsipras, bu tepkileri yumu?atarak ülkesini AB içerisinde tutmay? ba?arm??t?r. Ancak di?er liderlerin iktidara gelirlerse ne yapacaklar? henüz belli de?ildir. Le Pen ise, iktidara gelmesi durumunda Fransa’y? avro bölgesi ve AB’den ç?karmak için her?eyi deneyecektir. ?kinci önemli sebep, önemli bir bölgesel güç ve hatta bölgesel bir süper güç olarak kabul edilmesi gereken Rusya Federasyonu’nun, Avrupa ülkelerini ikili ili?kiler ve enerji anla?malar? temelinde daha kolay yönlendirmesini engelleyen AB projesini tamamen yok etmek istemesidir. Zira Almanya’n?n liderli?inde, AB, son y?llarda d?? politikada daha etkili bir uluslararas? aktör haline gelmi? ve ABD ve Rusya’dan rol çalmaya ba?lam??t?r. ?lginç bir ?ekilde, AB’ye iyi bir müttefik olan ABD’nin baz? önemli uzmanlar? ve siyasetçileri de, aç?kça söylemeseler bile, Amerikan dolar?n?n dünyadaki hâkim para birimi statüsüne meydan okumas?ndan çekindikleri avroyu önemsizle?tirmek için, AB’nin da??lmas?n? ya da en az?ndan küçülmesini savunmaktad?rlar. Bu nedenle, Rusya’n?n aktif ve ABD’nin de pasif deste?iyle, AB projesi giderek güç kaybetmektedir. Üçüncü olarak, AB’nin yap?sal sorunlar?na çözüm bulamamas? da bu olumsuz gidi?atta önemli bir etkendir. AB, geçti?imiz y?llarda giderek daha cesur ad?mlarla ve çok h?zl? bir ?ekilde Avrupa Birle?ik Devletleri’ne do?ru ilerlemesine kar??n, içerisindeki baz? sorunlar? görmezden gelmi?tir. Örne?in, K?br?s Cumhuriyeti ad?yla AB üyesi olan Güney K?br?s Rum Kesimi, fiili olarak y?llard?r ikiye bölünmü? olan bir devlettir ve s?n?rlar? tart??mal?d?r. Buna ek olarak, AB üyesi olan Do?u Avrupa ülkeleri, Bat? Avrupa ülkelerine k?yasla demokratik ve ekonomik aç?dan çok daha geridedirler. Bu ülkeler, siyasi saiklerle k?sa sürede AB üyesi yap?l?rken, Türkiye gibi yak?n zamana kadar yüzde 7 oranlar?nda ekonomik büyüme sa?layan güçlü ülkelerin AB üyeli?ine engel olunmas? ise, AB’nin çifte standart politikalar?na aç?k bir örnek olmaktad?r. AB ülkeleri içerisinde fiyat, asgari ücret ve ortalama maa? gibi konularda standart olmamas? da birlik için büyük bir sorundur. Bunun yan? s?ra, AB’nin bir “H?ristiyan kulübü” özelli?i göstermesi de (Birli?in 27 üyesinin de nüfus ço?unlu?u H?ristiyand?r), bu birli?in evrensel liberal de?erlerle ba?da?mayan ve Yahudilik, ?slamiyet ve di?er dinleri kucaklamayan yap?s?na aç?k bir kan?t olu?turmaktad?r. AB’nin bu sorunu a?mas? için, Bosna-Hersek ve Türkiye gibi farkl? dinden ço?unluk nüfusun bulundu?u ülkeleri de birli?e üye yapabilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, AB, her zaman için bu tip ele?tirilere maruz kalacakt?r. Küreselle?me ça??nda tek bir din ile özde?le?mek, bir devletin ekonomik gücünü ve siyasal etki alan?n? k?s?tlayan olumsuz bir unsurdur. Örne?in, dünyan?n lider ülkesi olan ABD, H?ristiyan, Yahudi ve Müslüman nüfusun ço?unlu?u olu?turdu?u ve birlikte bar?? içerisinde ya?ayabildi?i ba?ar?l? bir örnek olarak dikkat çekmekte ve farkl? co?rafyalarda etki alan?n? geni?letebilmektedir. Dördüncü ve son olarak, Avrupa halklar?nda Brüksel bürokrasisine duyulan tepkilerin azalt?lmas? gerekmektedir. Avrupa halklar?, Brüksel’de kendileri ad?na kararlar alan ve tatl? hayatlar süren "Eurocrat" denilen bürokratlara son dönemde inan?lmaz tepki duymaktad?rlar. Bu insanlar, ekonomik sorunlarla bo?u?an emekçi Avrupa halklar?n?n aksine, adeta “avanta” bir ya?am sürmekte ve AB projesine büyük zarar vermektedirler. Brüksel bürokrasisinin Avrupa bankalar? ve büyük ?irketleriyle birlikte art?k halklar üzerinde oligar?ik bir yap? olarak ortaya ç?kmas?, Avrupa’da h?zla artan a??r? sol ve a??r? sa? e?ilimlerin en temel nedenlerinden birisidir.      

Peki, tüm bu sorunlara ra?men Avrupa Birli?i nas?l kurtulabilir? Bunun cevab?, AB’nin farkl? üyelik modellerini art?k aç?k olarak belirlenmesinden geçiyor olabilir. Merkezde para birimleri ortak, halklar?n?n birbirlerine serbest geçi? haklar? olan ve hatta giderek ortak bir hükümete do?ru ilerleyecek olan birinci derece (merkez) ülkeler, daha sonra ise birli?e ekonomik olarak kat?lacak (Gümrük Birli?i üyesi) ikinci derece ülkeler, birlikte iki farkl? tipte üyeler olarak yer alabilirler. Türkiye, ?sviçre, Norveç ve Birle?ik Krall?k gibi ülkeler, bu ikinci tip üyelik için ideal partnerlerdir. Orta vadede, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Tunus, Fas ve Cezayir gibi ülkeler de bu tip bir üyeli?e do?ru yönelebilirler. Bu sayede, say?s? belki 20’ye dü?ecek ama daha güçlü ve entegre olacak birinci tip üyeler, kendi siyasal ve ekonomik birliklerini tam olarak sa?layabilir ve bölgesel farkl?l?klar? gidermek yolunda daha cesur ad?mlar atabilirler. Ancak bunun için, öncelikle AB’nin Frexit’i önlemesi gerekmektedir. Aksi takdirde, AB’yi bekleyen h?zl? bir çökü? sürecidir…

Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMEC?


[1] http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/france/11696466/Call-me-Madame-Frexit-Front-National-leader-Marine-le-Pen-says.html.
[2] http://www.brookings.edu/research/essays/2014/monnets-brandy-and-europes-fate.
[3] Bak?n?z; http://foreignpolicy.com/2016/06/29/frexit-is-coming-brexit-france-le-pen/.
[4] Bak?n?z; http://www.brookings.edu/blogs/order-from-chaos/posts/2016/06/30-brexit-is-france-next-lecorre.

Available link for download

Read more »